ÇOCUĞUNUZLA İLETİŞİMİNİZ NASIL???

ÇOCUĞUNUZLA İLETİŞİMİNİZ
Çocuğunuzun okuldan eve döndüğü ilk yarım saati hatırlamanızı rica ediyorum. Eve girdikten sonra ilk yarım saat içinde aranızda geçen konuşmaların neler olduğunu bir düşünün. ‘Dersler nasıldı? Fen Bilgisinden yazılı oldunuz mu? Deneme sınavının sonuçları belli oldu mu? Buna benzer konuşmalar evdeki ilk konuşmalarınız oluyorsa, bu durum çocuğunuzun kafasında şu soruyu oluşturmaktadır. ‘Annem babam için ben mi önemliyim yoksa okul başarım mı önemli’ İlk konuşmalarınız bunlar oluyorsa çocuğun bu soruya bulduğu yanıt kaçınılmaz olarak ‘annem babam için BEN değil, benim okul başarım önemli. Ben umurlarında değilim, onları ilgilendiren tek şey notlarım’ diye düşünecektir.
Bu konuşmalar evinizde rutin hale geldiğinde ise çocuk tarafından, gördüğü cezaya karşılık olarak anne babaya da bir ceza sunulur. Çocuğumuzun bize uyguladığı ceza ise, çoğu zaman ‘çalışmamak ve başarısız olmakta inat etmek’ şeklinde gerçekleşir. Bu durumun altında yatan mantık oldukça basittir. Sizin için önemli olan benim okul başarım değil mi? Madem öyle sizi en çok istediğiniz şeyden mahrum edeyim de görün. Bu düşünce elbette bilinçli olmayabilir. Ama bilinç altında yatan uzantısı budur ve bilinç altı bizim davranışlarımızda oldukça etkilidir. Günümüzde okul başarısızlığının altında yatan pek çok sebep arasında en önemli olanlardan birisi budur.
Konumuz çocuklarımız ama kısa bir süre onları bir kenara bırakarak genel bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Çevremizdeki insanlarla yani eşimiz, çocuğumuz, anne babamız arkadaşlarımız, işyerimizde amirlerimizle hepimiz iyi ve sağlıklı ilişkiler kurmak istiyoruz. Onların gönüllerine girmek, kalplerini kazanmak istiyoruz. Bunun için karşımızdaki insanın alnına bakın. Alnında yazılı olan ifadeyi okuyun ve ona göre davranın. Bütün insanların alnında şu yazar. ‘LÜTFEN BANA ÖNEMLİ VE ÖZEL OLDUĞUMU HİSSETTİR.’ Çocuklarımızın alnındaki bu yazı daha da büyük, iri puntolu ve kalın. Görülmemesi imkansız. Yapmamız gereken çocukların alnındaki bu yazıyı görmek ve gereğini yapmak. Peki bu yazıyı görebilenler ne yapar? Bunun için uzun yıllar eğitime ve diplomaya ihtiyaç yok. Selam vermek, birlikte zaman geçirmek, duygu ve düşünceleri paylaşmak, tebessüm etmek, dokunmak, iltifat etmek, şakalaşmak, gözlerinin içine bakmak, dinlemek bunlardan bazıları. Aslında bu yazımızın ana fikri bu. Bu ana fikri davranış olarak sergileyebildiğimizde ve alışkanlık haline getirebildiğimizde kendi hayatımızın da ne kadar güzelleştiğini ve renklendiğini göreceğiz.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.