Otuz Beş Yaş Şiiri Açıklaması

Otuz Beş Yaş Şiiri ve Kısaca Açıklaması

Şair, felsefi temalar, kapalı ve karmaşık mecazlardan kaçarak gündelik hayatı, anlık sevinç ve tasaları, aşkı ve ölümü ele alır.
Ölüm temasını Otuz Beş Yaş Şiirindeki olduğu gibi bütün şiirlerine yaymıştır. Ölüm konusu şair için önemli bir yer tutmaktadır.
Dini ve tasavvufi bir yönü olmadığı için ölüm düşüncesiyle barışamaz; ölümü kader olarak kabul etmemiştir. Bu düşünce hep zihnini kurcalar durur.
Şiirlerinin çoğunda kendisini anlatmıştır. Karamsarlığını, korkularını, özlemlerini dile getirdiği bu şiir, onun şiir anlayışını gösteren bir ”bildiri” niteliğindedir. Şiire adını veren Otuz Beş Yaş’ın ömrün yarısı olma düşüncesi, ünlü İtalyan şairi Dante’ye bir göndermedir. Dante bir şiiri yüzünden otuz beş yaşında sürgüne gönderilir. Sürgündeki yıllarının en önemli ürünü olan ”İlahi Komedya ”ya şöyle başlar: ”Hayat yolunun ortasında kendimi karanlık bir ormanda buldum.” Şair, Dante’den aldığı ilhamla 35 yaşı ömrün yarısı sayar.
Şairi 35 yaşına girmek endişelenmiştir. Kırışık ve çizgili yüzünün kendi yüzü olduğuna inanamamaktadır. Aynaların ona düşman olduğunu sanmakta ve her baktığı resmini kendini benzetememektedir. 35 yaş kompleksine kapılmış olan şair, güler yüzlü olmayacağını, asık suratlı bir ihtiyar olacağını vurguluyor.
35 yaşından sonra doğan günün bile ona sorunlar getireceğini her günün ayrı dertler çıkaracağını ima ediyor. Yani şair 35 yaşından sonra sağlık sorunlarının azar azar başlayacağını anlatıyor. Sorunlar artarak onu ölüme götüreceğinden korkuyor. Ölümün herkesin ”derdi” olduğunu, nasıl, nerede, kaç yaşında geleceğini bilinemeyeceğini şiirinde çok iyi vurgulayan şair; tabut konulan musalla taşında bir namazlık saltanatımızın olacağını söylüyor. Şiirde musalla taşı tahta çok iyi benzetilmiştir.
Kısaca anlatmaya çalıştığımız bu şiiri, yavaş yavaş sindire sindire okumanızı salık veririz…

35 Beş Yaş Şiiri

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
CAHİT SITKI TARANCI
Kaynak Link: https://www.bilgidemeti.com/otuz-bes-yas-siiri-aciklamasi.htmı

4 “Otuz Beş Yaş Şiiri Açıklaması”

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.