Bizimle iletişime geçin

Rehberlik

Zihinsel Engel Nedir?

Zihinsel Engel

Zihinsel engel bir hastalık değildir ve akıl hastalıklarıyla karıştırılmaması gerekir. Zihinsel engelli kişiler yavaş öğrenir ve öğrenme kapasiteleri sınırlıdır. Günlük yaşamın gerekleriyle baş etmekte, başkalarının davranışlarını doğru yorumlamakta, kendilerinden beklenen sosyal tepkileri göstermekte zorluk çekebilirler.

  • Zihinsel engel ırk, eğitim, sosyal ve ekonomik koşullara bağlı olmadan her toplumda, her ailede olabilir.
  • Uluslararası Zihinsel Engelliler Spor Federasyonu’nun Dünya Sağlık Örgütü’yle birlikte koyduğu kriterlere göre, bir kişinin zihinsel engelli sayılabilmesi için:
  • Zihinsel fonksiyonlarının işleyişinde önemli bir sınırlama olması (Amerika Zihinsel Engel Derneği, bunu 70 ya da daha altında bir IQ olarak tanımlamaktadır.);
  • İki veya daha fazla uyum sağlama alanında (iletişim, kişisel bakım, ev yaşantısı, sosyal uyum, sağlık ve güvenlik, kendi kendini yönlendirme, fonksiyonel faaliyetler, boş zamanlar ve çalışma) yetersizlik olması;
  • Bu engellerin 18 yaşından önce edinilmiş olması gerekmektedir.
  • Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya nüfusunun %3’ü zihinsel engellidir. Bu oran, yaklaşık 170 milyon kişi anlamına gelmektedir.

Zihinsel Engel Nedenleri

Halk arasında genel olarak akraba evliliği sonucu oluştuğu sanılmakla birlikte, zihinsel engele değişik genetik faktörler ve dış etkenler neden olmaktadır.

  • %80 dış etkenler
  • Beslenme eksiklikleri
  • Yetersiz tıbbi bakım
  • Çevresel etkiler, zehirlenmeler
  • Hamilelikte kullanılan ilaçlar
  • Zor ve uzun doğum
  • Doğum sırasında bebeğin oksijensiz kalması,
  • Doğum sonrası merkezi sinir sistemini ilgilendiren enfeksiyonlar,
    prematüre doğum
  • %15 oranında genetik faktörler
  • Kromozom anomalileri (En sık rastlanan kromozom anomalisi “DOWN SENDROMU* ” dur.)
  • % 5 diğer faktörler

Down Sendromu : Fiziksel özellikleri çok belirgin olan down sendromlu çocuklar birbirlerine benzerlikleriyle bilinir ve Mongol Çocuk olarak da adlandırılırlar.

Down Sendromlu çocuklar zeka engelli ile de karakterizedir.

Zeka Engelinin Düzeyleri

Zeka engeli, genel olarak Hafif, Orta, Ağır ve Derin Zeka Engeli olarak sınıflandırılmaktadır.

  1. Hafif derecede zeka engeline sahip olan çocuklar eğitsel sınıflandırmaya göre “Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocuk” olarak isimlendirilmektedir ve tüm zihinsel engellilerin yaklaşık %85’ini oluşturmaktadır. Hafif zihinsel engelli olarak tanımlanan eğitilebilir zihinsel engelli çocuk zeka gelişimi normalin altında olan ve bu nedenle normal ilkokul programından tam olarak yararlanamayan çocuktur. Bu çocuklar ilkokul düzeyinde kısmen veya tamamen destek alabilirlerse mesleki yeterlik kazanabilirler.
  2. Orta derecede zeka engeli olan çocuklar, eğitsel sınıflandırmaya göre “Öğretilebilir Zihinsel Engelli Çocuk” olarak adlandırılmaktadır. Okul çağında sosyal ve günlük yaşam aktiviteleri konusunda eğitimden yararlanabilirler. Öğrenmeleri yavaştır ve sınırlı öğrenme kapasitelerine sahiptirler.
  3. Ağır derecede zeka engeli olan çocukların okul öncesi dönemde motor becerileri zayıf, sözel iletişimi oldukça zayıftır. Temizlikleri ve kendilerine bakımları konusunda yaşam boyu başkalarının desteğine ihtiyaçları olmaktadır. Ancak bazıları eğitimle basit işleri kontrol altında yapabilmektedirler.
  4. Derin zeka engeline sahip olan çocukların bir çoğunda doğuştan gelen bedensel bozukluklar sıklıkla görülmektedir. Tek sözcükle anlatabildikleri sınırlı ifadeleri vardır. Tuvalet ve yemek yeme konusunda az da olsa eğitim alabilirler. Bu çocuklar için tam bir destek gereklidir.

Zihinsel Engelli Çocukların Özellikleri

Zihinsel engelli çocuklar, normal gelişim gösteren çocuklarla aynı gelişimsel aşamalarda ilerlemelerine rağmen onları daha geriden izlemekte ve tam gelişim gösterememektedirler. Konuşmaları ve gelişimleri daha yavaş olmaktadır. Güç, dayanıklılık, çeviklik, denge, koşu, esneklik ve hız gerektiren beceriler yönünden daha zayıftırlar.

Zihinsel engelli çocukları diğer çocuklardan ayıran en büyük özellik zihinsel davranışlarıdır. Öğrenme süreçleri ve basamakları tüm çocuklar için aynıdır. Ancak zihinsel geriliği olan çocuklar daha yavaş öğrenmektedir. Bellek ve dikkat süreleri yetersizdir. Daha fazla dikkat ve uyarılmaya ihtiyaçları vardır. Soyut kavramları öğrenmeleri çok güç ve uzun zaman almaktadır. Somut kavramları ise sık tekrarlarla öğrenmektedirler. Genelleme yapmakta ve öğrendiklerini transfer etmekte zorluk çekmektedirler.

Zihinsel engelli çocuklar da diğer çocuklar gibi yeme, içme, sevme, sevilme, kabul edilme, başarılı olma gibi biyolojik, sosyal ve psikolojik gereksinimlere sahiptirler. Kendilerine güvenleri az olduğundan başkalarına dayanmayı tercih ederler. Bağımsız hareket etmekte ve arkadaşlık kurmakta güçlük çekmektedirler. Grup etkinlikleri sırasında lider olmaktan çok, başkasına uymayı ve taklit etmeyi tercih etmektedirler. Öfke, sevinç ve nefret duygularını ortaya koyarken bazen aşırıya kaçmaktadırlar.

Zihinsel engelli çocuklar genellikle sporda diğer alanlara göre daha başarılıdırlar. Okula devam eden çocukların akademik konulardan ziyade beden eğitimi derslerinde daha başarılı oldukları bilinmektedir. Sporun benlik saygısı, özgüven ve başarı duygusunun yaşanmasında önemli rolü vardır.

Tamamını Oku
3 Yorum

3 Comments

  1. melek

    9 Mayıs 2012 at 14:26

    gayet açıklayıcı fakat çocuğun zihinsel engelli olup olmadığını nasıl ve kaç yaslarnda tespt edebiliriz bu konudada bilgi verir misiniz. ben özel eğitim öğretmenliği okuyorm zihinsel engellilrle ilgili broşür hazırlamak için ne yapmalym

  2. cansu

    14 Eylül 2012 at 14:01

    bende zihinsel engelliyim 18 yaşındayım ama sözelde yeteneğim oldukça fazla bir gencin zihinsel engelli olduğunu nasıl anlarız ve tespit edebiliriz :)))

    • Fatoş

      3 Kasım 2013 at 13:41

      Zihinsel engellilik için IQ testleri ne kadar geçerli?

Yorum Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Rehberlik

En Çok Kazandıran 11 Meslek

Dünyaca ünlü dergi Forbes’e göre en çok kazandıran 11 meslek listesi pek şaşırtıcı değil. İlk sıradaki meslek yıllık  299 bin 600 dolar ile cerrahlık. Cerrahları yaklaşık 291 bin dolar gelirle anestezi uzmanları izliyor. Forbes, yıllı 18 k kazanç bazında yaptığı sıralamada üçüncü sıraya jinekologları yerleştirmiş. En çok kazandıran 11 meslek meslek üyesi listesinde Anestezi Uzmanını takip eden jinekologların yıllık kazançları ise yaklaşık 203 bin dolar olarak belirtilmiş. Forbes’in sıralamasına göre cerrahların yıllık 300 bin dolarlık gelirleri ile ilk sırada yer alması cerrahlığa olan ilgiyi daha da artıracak gibi. Listede 4.sırada bulunan dahiliye uzmanlığı ise yıllardır popülaritesini sürdürüyor. Forbos, en çok kazandıran meslekler hangisi sorusuna yanıt bulmak için yaptığı araştırmada en çok kazandıran 25 mesleği seçmiş ve dahiliye uzmanları da bu listenin 4.sırasında yer almış. Dergiye göre dahiliye uzmanlarının yıllık gelirleri 193 bin dolar.

 

Yine çağımızın en popüler mesleklerinde olan psikiyatri uzmanlığı ise dahiliye uzmanlarını takip ediyor. Forbos’e göre psikiyatristler yılda yine yaklaşık 192 bin dolar kazGöz Doktoru 101 bin dolar kazanıyoranıyorlar.

Aile Hekimleri Ne Kadar Kazanıyor?

Ülkemizde son dönemde uygulanan aile hekimliği gelişmiş ülkelerde yıllık kazancıyla en öne çıkan mesleklerden birisi. En çok kazandıran meslekler sıralamasında 6.sırada bulunan aile hekimliği mesleğini yapan kişilerin yıllık gelirleri yaklaşık olarak 165 bin dolar. Listede çocuk doları 145 bin dolarla 7. liğe yerleşirken, yıllık 130 bin dolarlık kazancıyla diş hekimliği 8. sırada yer almış.

 

Genel Müdür Ne Kadar Kazanıyor?

Forbose’e göre en çok kazandıran meslekler sıralamasının ilk 7 sırası tıp alanında. Listede genel müdür yıllık geliri ise 125 bin dolar olarak gösterilirken 8.sıradaki genel müdürlük mesleğinin kazanç aralığının daha açık olduğunu düşünüyoruz. Listede bu meslekleri sırasıyla eczacı, göz doktoru ve fizikçi izliyor. Söz konusu mesleği yapan kişilerin yıllık kazançlarının 100 bin doların üstünde olduğunu belirtelim..

En Çok Kazandıran 11 Meslek

En Çok Kazandıran 11 Meslek

  1. Cerrahlık
  2. Anestezi Uzmanı
  3. Jinekolog
  4. Dahiliye Uzmanı
  5. Psikiyatrist
  6. Aile Hekimliği
  7. Diş Hekimliği
  8. Genel Müdür
  9. Eczacı
  10. Göz Doktoru
  11. Fizikçi

Kaynak: www.forbes.com

Tamamını Oku

Rehberlik

Uzman Öğretmenlik İçin Gerekli Tüm Şartlar

Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi kabul edildi. 3 Şubat 2022’de kabul edilen yasa tasarısı öğretmenlerin beklentisini karşılamak bir tarafa, yeni mağduriyetlere yol açacak gibi. Yaşayıp göreceğimiz uygulamalardan biri olarak eğitim tarihimizde yer alacak.  Tıpkı 2004 yılında getirilen uzman öğretmenlik uygulaması gibi. Kabul edilen yasaya göre öğretmenlikte 10 yılını tamamlayan  öğretmenlere, uzman öğretmen olabilme şansı doğuyor. Bu şansın ne olduğu henüz muğlak. Bir eğitim programı var, bazı eğitim çalışmaları var ve bunun sonunda bir sınav olacak, sınavda da 70 ve üzeri alan kişi uzman öğretmen olacak. Uzman öğretmen olarak 10 yıl çalışan öğretmenin Başöğretmen olması için yine bir eğitim, henüz bilinmeyen bir çalışma programı ve sınav…

Uzman Öğretmenlik Sınavı Ne Zaman Yapılacak?

Uzman öğretmenlik sınavının ne zaman olacağı konusunda farklı sesler var. Bilgidemeti olarak bakanlığın bu konuda şeffaf olmasını, süreçle ilgili takvimin biran önce anda duyurulmasını bekliyoruz.  Uzman öğretmen olmak isteyen öğretmenlerin hangi mesleki çalışmaları yapması gerektiği, bakanlık merkez ve taşra teşkilatlarında görevlendirme ile çalışan öğretmenlerin durumlarının ne olacağını açıklaması gerekli.  Kadrosu öğretmen olup da yöneticilik yapanlar, okul sağlığı, mebbis görevlisi, bilişim ve iş güvenliği uzamanı olarak görevlendirilenlerin de mağdur edilememesi gerekli.

Başöğretmenlik Sınavı Ne Zaman?

Öğretmenlik Meslek Kanununu Resmi Gazete ‘de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek. O zaman kanunun esaslarına göre durum netleşecek. Ancak anlaşılan o ki 2033 yılına kadar, eskiden Uzman Öğretmen olanların dışında kimse başöğretmen olamayacak. Çünkü başöğretmen olabilmek için 10 yıl uzman öğretmen olarak görev yapılması şartı var. Buna göre 10-15 yıllık kıdemi olan öğretmenin başöğretmen olabilmesi için emeklilik yaşını epeyce ötelemesi lazım.

Özetlemek gerekirsek; Yasaya göre 10 yılını doldurmuş öğretmenler 180 saatlik bir kurstan sonra sınava girip,  en az 70 almak koşuluyla  uzman öğretmen olacak. 10 yıllık uzman öğretmenler 240 saatlik kursa tabi tutulacak, sınav yapılacak ve başarılı olanlar başöğretmen yapılacak. Ayrıca Birinci derecedeki öğretmenlerin faydalanacağı 3600 Ek Gösterge ise bu kanunla beraber yürürlüğe girmiyor. Çünkü geçerli olacağı tarih 1 Ocak 2023.

Gelişmeleri izliyoruz. Bu konu hakkında güncel bilgi ve yorumlar geldikçe yazımız güncellenecektir.

Uzman öğretmenlik,  başöğretmenlik uygulama süreci hakkında yorumlarınızı bekliyoruz.

Bu yazı çıktıktan sonra mevzu bir hayli değişikliğe uğradı. Bunca zorluk arasında Uzman Öğretmenlik Şart mıydı” sorusunu sorarken bir de karmaşa başladı.

Uzman Öğretmenlik Maaşları Ne Kadar Olacak

Uzman Öğretmenlik Uygulamasına Eleştirel Bakış

  1. Bu sorunun yanıtını vermemek daha iyi olacak. Yeni eklemeler ortaya çıkacak. Öğretmenlik Meslek Kanunu yönetmeliğinde yapılan düzenlemeler hangi aşamada bilmiyoruz. Bakanlığın konuyu resmi sitesinden duyurması çok mu zor?
  2. Bakanlığın daha önce, tüm itirazlara rağmen uyguladığı ve sayısız hak mahrumiyetine neden olduğu bilinmiyor mu?
  3. Daha önceki vasat sınavdan sonra uzman öğretmen unvanı verilen öğretmenlerin, uzman öğretmeyen öğretmenlerden farklı olarak hangi işleri yaptığı açıklanabilir mi?
  4. Sınava katılacaklarda aranan 6 yıl şartı nedeniyle sınavı 3-4 günle kaçıran öğretmenlerin mağduriyeti çok mu önemsiz?
  5. Bu uygulamaya “he” diyen öğretmen sendikasının yetkililerinin vicdanları rahat mı?
  6. Uzman öğretmen unvanı alan öğretmenlerin emeklilik haklarına yansıyan iyileştirme varsa, yakın zamanda emekli olan öğretmenlerin durumu düşünüldü mü?
  7. Toplu sözleşmeyi ilk yapan sendikanın, o zaman öğretmene verilen maaşın dolar üzerinden karşılığı hakkında bilgisi var mı?
  8. Uzman öğretmenlerin, uzman olmayan öğretmenlere göre sorumluluk ve görev tanımlarında değişiklik olacak mı?
  9. Eğitim Sendikaları öğretmenlerin ekonomik ve özlük hakları için de çalışacak mı?

Öğretmenler 3’e Ayrılıyor 

Öğretmenlik Meslek Kanunu doğrultusunda hazırlanan Aday Öğretmenlik Ve Öğretmenlik Kariyer Basamakları Yönetmeliği Taslağı son aşamada. Basına yansıyan haberlere göre  adaylık döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağı söz konusu.

Uzman Öğretmen Unvanlı Öğretmen Sayısı

Milli Eğitim Bakanlığında, yaklaşık 75 bin öğretmen daha önce yapılan uzmanlık sınavından sonra Uzman Öğretmen unvanına sahip.  Yine şu anda bakanlık bünyesinde çalışan baş öğretmen unvanlı öğretmen sayısı da 80. Bu öğretmenler kanun yürürlüğe girdikten sonra otomatik olarak uzman öğretmenlik ile başöğretmenliğe geçiş yaptı.

Takvimin açıklanması ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığının yanı sıra özel kurumlar ile diğer kamu kurumlarında çalışan öğretmenler için kariyer basamakları süreci başlatılmış olacak.

Uzman Öğretmenlik Ücret Farkı

Uzman öğretmenler şu an için 1342 lira bir ek ödeme alacak.  Bunun için ilk aşamada öğretmenlikte 10 yılını dolduran çalışanlara 180 saatlik kurs verilecek. Kurs sonu sınavında başarılı olanlara uzman öğretmenlik kariyer basamağı ve derece artışı verilecek.  Ekonomik katkısı ise 1342 liralık ek ödeme olacak.

Şu anki verilere göre Uzman Öğretmenlik için başvuracakların sayısı 496 bin 288. Bu öğretmenlerin tamamı, herhangi bir kontenjan kısıtlaması olmadan uzman öğretmenlik eğitimlerine ve daha sonra sınavına katılma hakkı elde edecek.

Baş Öğretmenlik Ücret Farkı

Uzmanlıkta 10 yılını dolduran öğretmenlere de 240 saatlik bir kurs ve yapılacak ve sınavla başöğretmenlik kariyer basamağı ile ayrıca bir derece daha ve maaşlarında da yine bugünün şartlarında 2684 lira artış sağlanacak. Bu kapsamda 20 yılını tamamlayan mevcut 75 bin 669 uzman öğretmen, başöğretmenliğe başvuru hakkı kazanmış olacak. Bu öğretmenler için de eğitimler ve sınav için herhangi bir kontenjan kısıtı bulunmuyor.

Öte yandan öğretmen maaşlarına kariyerlerine göre yansıyacak artışlar, memura verilecek her iyileştirmeden etkilenecek şekilde 15 Ocak 2023 tarihinde yürürlüğe girecek.

Bu uygulamaya göre zorunlu emekliliğine 10 yıldan az süre kalan Uzman öğretmenlerin Baş Öğretmen Unvanı kazanmaları mümkün görünmüyor.

Yazılı Sınavdan Kimler Muaf  Olacak?

Yasaya göre, lisansüstü eğitimini tamamlayan öğretmenler, uzman öğretmen unvanı için öngörülen, doktora eğitimini tamamlayan uzman öğretmenler ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulacak.

Yayımlanacak yeni yönetmelikte de bu konudaki detaylara yer verilecek. Halen Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 2 bin 234 doktorasını yapmış, 115 bin 257 yüksek lisansını tamamlamış öğretmen görev yapıyor.

Sınav Tarihi 6 Ay Önceden Duyurulacak

Taslakta, yazılı sınavlara ilişkin duyurunun sınav tarihinden en az 6 ay önce Bakanlığın internet sitesinde ilan edileceği yer alıyor.

Duyuruda, sınava başvuru tarihi, sınavların yapılacağı tarih, sınav konularının ağırlıkları, sorulacak soru sayısı ve puan değeri ile Merkez Sınav Komisyonunca belirlenecek diğer hususlara yer verilecek.

Özel öğretim kurumları ile diğer kamu kurumlarında öğretmen olarak görev yapanlardan uzman öğretmen veya başöğretmen unvanını aldıktan sonra Bakanlık kadrolarına öğretmen olarak atananların, uzman öğretmen veya başöğretmen unvanları için öngörülen haklardan yararlanması da öngörülüyor.

Kaynak Linkler:
https://www.bilgidemeti.com/uzman-ogretmenlik-icin-gerekli-tum-sartlar/

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU YÖNETMELİK TASLAĞI’NIN DETAYLARI (meb.gov.tr)

 

Tamamını Oku

Rehberlik

Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı Hakkında

Mustafa Kemal ve 19 Mayıs Hakkında ne biliyoruz? Bu kısa dosyamız da Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı hakkında. ”Genç fikirli demek, doğruyu gören ve anlayan gerçek fikirli demektir.” Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği ve “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan 19 Mayıs tarihinin önemini ne kadar farkındayız?

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı herkes, her genç 19 Mayıs tarihini saygıyla anar. Bu topraklarda en çok konuşulan tarihlerden biridir. Ulusal kurtuluş savaşımızın zaferiyle sonuçlanan sürecii öncesi ve sonrasını iyi bilmeliyiz. Ancak bu şekilde “Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı hakkında konuşulanlar az bile” deriz. “Tam bağımsız Türkiye” diyen, “Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen bir lideri daha iyi anlarız.

Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 tarihleri arasında gerçekleştirdiği İstanbul-Samsun yolculuğunu hatırlayalım…Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihindeki önemli olaylardan biri Atatürk’ün Samsun’a ayak basışıdır. Türk Milleti Birinci Dünya Savaşı sonrasında kötüleşen koşullar içinde kurtuluş çareleri ararken büyük bir lider Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıktı ve Samsun’a ayak basarak “Kurtuluş” yolunu açtı. Dolayısıyla Atatürk’ün 16-19 Mayıs 1919 İstanbul’dan başlayan yolculuğu bir kurtuluş dönemini simgeler.

Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı ve Samsun

Samsun işgal kuvvetleri için önemli noktalardan biriydi. Çünkü stratejik bakımdan büyük öneme sahipti. Samsun, Karadeniz’den Orta Anadolu’ya açılan en rahat ve güvenilir bir kapıydı. İngilizler 9 Mart 1919 tarihinde Samsun’a askerî birlik çıkarmışlardı. Buna tepki olarak Türk Makinalı Tüfek birliğinden Hamdi teğmenin askerlerini alarak dağa çıkması dikkatleri bu bölgeye çekti. İngiliz Yüksek Komiserliği’nin Türk halkının silâhlandığı konusunda şikayette bulundu. Bunun üzerine bölgeye güvenilir bir kumandanın olağanüstü yetkilerle gönderilmesine karar verildi. Bu kumandan Mustafa Kemal Atatürk’tü. Atatürk uzun zamandan beri ülkenin içinde bulunduğu bu umutsuz duruma üzülüyordu. Bir şeyler yapmak için Anadolu’ya geçmek istiyordu. İşte bu durum bulunmaz fırsattı.

Mustafa Kemal Paşa, 16 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra beraberindeki kişilerle “Bandırma” adlı vapurla yola çıktı.  Tarihe geçecek vapur, eski ancak gayet iyi çalışıyordu. Galata rıhtımından ayrılan geminin kaptanı İsmail Kaptan Karadeniz’i avucunun içi gibi bilmekteydi. Mustafa Kemal Paşa, İstanbul’dan başlayan ve Samsun’da sona eren yolculuk esnasında görevli bir askerdi.  Bu nedenle askeri kıyafet giymişti. Ancak Samsun’a ayak bastığı günden birkaç gün sonra asker değil, sivil olarak hareket edecekti.

Atatürk’ün Samsun’a çıkışında gördüğü manzara kötüydü.  Halk, İngiliz işgal kuvvetlerine karşı kendisini koruyamayacak durumdaydı. Atatürk bugün müze haline getirilen Hıntıka Palas’ta kaldıkları süre içinde hep bu sorunları düşündü. Yolculukta geçirdiği uykusuz geceler sona ermemişti; şimdi de burada uykusuz geceler başlıyordu.  Bu yolculuk Türk Milleti için bir dönüm noktası oldu ve kurtuluşun başlangıcıydı.

Atatürk, çok sevdiği milletinin gençliğine güveniyor ve iyi yetişmesi için her şeyi yapmıştır. Bu nedenle 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan etti.  Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı coşkusu hiç  eksilmeyen Gençlik de atasını çok sevdi. “Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız, bu kâfidir” sözü ile gençliğe önemli bir mesaj bıraktı.

Atatürk’ü anlamak, yaşadıklarını ve fikirlerini bilmekle mümkündür. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasında yaşanan zorlukları her zaman göz önünde tutarak, 19 Mayısları Atatürk’ün emanetine daima sahip çıkarak kutlamalıyız. Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı bu nedenle en büyük coşkuyu hak eder.

19 Mayıs Günü Atatürk’le Birlikte Samsun’a Çıkanlar

Albay Refet Bele Kurmay Başkanı Albay Kazım Dirik Kurmay Başkan Yardımcısı Yarbay Ayıcı Arif Kurmay Binbaşı Hüsrev Gerede Sağlık Başkanı ve yardımcısı Albay İbrahim Tali Öngören Dr. Refik Saydam Binbaşı Kemal Doğan Emir Subayı Teğmen Hayati Başyaver Cevat Abbas Gürer Yüzbaşı Mümtaz Kamil Erdem.

Atatürk'ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı  hakkında: 19 Mayıs Günü Atatürk’le Birlikte Samsun’a Çıkanlar

Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kuruluşu doğrudan etkileyen olayların yaşandığı günler bayram olarak kutlanmaktadır.  Milli bayramlarımız Atatürk’ü Anma ve Gençlik ve Spor Bayramı, Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkıp da Kurtuluş Savaşımızı başlattığı yıldır.  23 Nisan Ulusal egemenlik ve Çocuk Bayramını, TBMM’nin kurulduğu tarihten dolayı kutlarız( 23 Nisan 1920)  Kurtuluş Savaşımızın kazanıldığının tescil edildiği tarih 30 Ağustos 1922’dir. Cumhuriyetimiz 29 ekim 1923’te kurulmuştur.

Yukarıdaki tarihsel olaylar ve  kronolojik sıralamadan da anlaşılacağı gibi 19 Mayıs’ın anlam ve önemi Cumhuriyetimizin kuruluşunun temel taşlarının döşenmesiyle açıklanabilir.

Kaynak Link:
https://www.bilgidemeti.com/ataturku-anma-ve-genclik-ve-spor-bayrami-hakkinda.htm

MustafaKemâlim – Atatürk’e Dair Görsel Ve Yazılı Arşiv (mustafakemalim.com)

 

Tamamını Oku

Öne Çıkanlar